“Osmanlı’dan Günümüze Yaşayan Miras” Camilerimiz

KURTULUŞ CAMİİ

Kurtuluş Camii 1892 yılında Valide Meryem Kilisesi (St. Mary) olarak yaptırılmıştır. Önceleri kilise ve hapishane olarak kullanılan bu yapı, sonradan camiye dönüştürülmüştür. Bu tarih hazinesi, eski ihtişamından hiçbir şey kaybetmemiştir. Gaziantep’in en büyük camilerindendir. Dikdörtgen planlı, Haç biçimindeki camiinin içerisi mihraba dik sütunlarla üç sahna ayrılmıştır. Haçın kolları dıştan alınlık şeklinde, içten de çapraz tonozlarla örtülmüştür. Ana mekânın ortası yuvarlak kasnaklı, oldukça yüksek kubbelidir. Kesme taştan yapılan duvarlar üzerinde ilk iki sırada sivri kemerli, üst sırada da yuvarlak pencereler bulunmaktadır. Yapının üzeri kırma bir çatı ile örtülmüştür. Mihrap, dikdörtgen bir niş şeklinde dışarıya çıkıntılıdır. Mihrap duvarına üç sıra halinde pencere dizisi yerleştirilmiştir. Alınlığın ortasında da yuvarlak bir pencere bulunmaktadır. Yapı, ana hatları itibari ile gotik üslubu yansıtmaktadır. Kilisenin çanı Londra’da yaşayan Hirant Köşkeryan adındaki bir Ermeni tarafından Brezilya’da yaptırılmıştır. Ağırlığı bir ton olan bu çan,  Gaziantep Müzesi’nde korunmaktadır. Sonradan eklenen minare, kare kaide üzeride yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Caminin 5 kapısı bulunmaktadır. İki kapısı kuzeye, iki kapısı güneye, ana kapısı ise batıya açılmaktadır. Cami olarak kullanılan yapının çan kulesi minare olarak düzenlenmiştir.

ÖMERİYE CAMİİ

Caminin kesin yapım tarihi bilinmemektedir. 1210 tarihli onarım kitabesi yapının çok eski olduğunu gösterir. İlk yapılışı 1150’lere tarihlenebilir. Gaziantep’in bilinen en eski camisidir. Adından ötürü Halife Hz. Ömer (r. a) zamanında yapıldığı, ya da Ha. Ömer Bin Abdülaziz tarafından yaptırıldığı düşünülebilir. Birincisinin yaptırıp ikincisinin onarım yaptırdığı da söylenebilir. Caminin bir diğer adının da İki Ömer anlamında Ömereyn olması bu tezi güçlendirir. Cam-i Atik, Dapıncak, Dayrıncak gibi isimlerle de anılmaktadır. Dapıncak adı tapınılacak yer, mabet anlamına gelir. 

Yapı bugünkü şeklini 1786 yılında almıştır. Ayrıca 1850 tarihli bir onarım kitabesi daha vardır. Caminin taç kapısı ve mihrabı siyah-beyaz taşlarla örülmüştür. Avlua siyah-beyaz ve pembe kesme taşlar desenli olarak döşenmiştir. Minaresi kapalı şerefelidir. Minare bedeninde Antep Savunması’ndan kalan mermi izleri görülür. 

ALAÜDDEVLE CAMİİ

Alaüddevle cami 1479-1550 yılları arasında hüküm süren son Dulkadiroğlu Beyi Alaüddevle Bozkurt Bey zamanında yapılmıştır. Kesin yapılış tarihi bilinmemektedir. Eski camiden günümüze sadece minaresi kalmıştır. Mevcut yeni cami 1903-1909 yılları arasında halk tarafından imece usulü ile yaptırılmıştır. Toplanan para kubbe yapımına yetmeyince Sultan Abdülhamit’ten yardım alınmıştır. 

Mimarı Armenak, ustabaşı ise Kirkor’dur. İnşaat sırasında Gaziantep’in 32 mahallesinden gönüllüler çalışmıştır. Halk arasında Alaüddevle’den bozma Ali Dola Cami adıyla da bilinmektedir. Minarede Memlük sanatının etkileri görülür. Yeni olan cami kısmı süsleme yönünden zengindir. Giriş cephesi siyah- beyaz taş dizileri ile renklendirilmiş. Diğer cephelerde pencere kenarları ve dikey bantlarda iki renkli taşlarla hareketlilik sağlanmıştır. Sivri kemerli içi çiçek ve altıgenlerle bezeli mihrap dikkat çekicidir. Cami kıbleye paralel enine dikdörtgen planlıdır. Mekân ortadaki ayaklarla bölünmüştür. Mihrap önü kubbe, diğer bölümler çapraz tonozlarla örtülüdür. Kırmızı mermerden yarım daire biçimindeki mihrap oldukça ilginçtir. Mihrap içi yonca kemerli nişlerle bezenmiştir. Mermer minber ise yıldız, rozet ve geometrik geçmelerle süslenmiştir. Son cemaat yeri kemerlerle bağlanmış dört ayaklıdır. Minare şerefesi altındaki mukarnas dolguların arasına çini tabaklar yerleştirilmiş, alt bölümler yıldız, rozet ve geometrik geçmelerle bezenmiştir. 

BOYACI CAMİİ

Gaziantep’in en eski yapılarından biridir. Cami 13. yüzyıl başlarında yapılmış ve son şeklini 1575 tarihinde almıştır. Bazı kaynaklar ilk yapılış tarihinin 1211 olarak verir. Minber kitabesine göre 1357 yılında Memlükler döneminde bitirilmiştir. 1575 yılında Halep Valisi Mehmet Paşa tarafından onartılmıştır. Arşiv belgelerinde Kadı Kemalettin Boyacıoğlu, Boyacızade, Cam-i Kebir (Ulu Cami) olarak da bilinmektedir. Rivayete göre Boyacı Yusuf olarak anılan meşhur Karakoyunlu Kara Yusuf Bey tarafından yaptırılmıştır. Kadı Kemalettin ise camide görev yapan alim bir kadıdan kaynaklanmaktadır. 

Ceviz ağacından yapılan minber yıldız, palmet, rozet ve geometrik motiflerle süslü kündekari ahşap işlemeciliğinin en eski ve özel örneklerinden biridir. Minber tekerlekler üzerinde hareket eden bir sisteme sahiptir. Cami enine dikdörtgen planlı olup, dört ayakla birbirine paralel iki bölüme ayrılmıştır. 

TAHTANİ (TAHTALI) CAMİİ

Gaziantep Kalesi’nin yanında Şekeroğlu Mahallesi Uzun Çarşı caddesi üzerindedir. Caminin yaptıranı ve yapıldığı tarih hakkında kesin bilgilere rastlanmamıştır. Ancak Miladi 1557 tarihli bir belgede adından söz edilmektedir. M.S. 1563 yılında Maraş Valisi Osman Paşa tarafından tamir ettirildiği anlaşılmaktadır. Caminin ismi önceleri Tahtani olarak söyleniyordu. Bir söylentiye göre cami ağaçtan yapılmıştır. Bu nedenle halk tarafından camiye Tahtalı Cami de denmiştir. Bu cami yararına vakıflar bırakıldığı ve çeşitli amaçlarla kurulmuş vakıfların vakfiyelerinde Tahtani camisine de kaynak sağlandığı kayıtlardan anlaşılmaktadır. 

Cami kıbleye paralel enine dikdörtgen planlıdır. Mekân ortadaki ayaklarla bölünmüştür. Mihrap önü kubbe, diğer bölümler çapraz tonozlarla örtülüdür. Kırmızı mermerden yarım daire biçimindeki mihrap oldukça ilginçtir. Mihrap içi yonca kemerli nişlerle bezenmiştir. Mermer minber ise yıldız, rozet ve geometrik geçmelerle süslenmiştir. Son cemaat yeri kemerlerle bağlanmış dört ayaklıdır. Minare şerefesi altındaki mukarnas dolguların arasına çini tabaklar yerleştirilmiş, alt bölümler yıldız, rozet ve geometrik geçmelerle bezenmiştir. 

Leave a Reply

Your email address will not be published.